GAYGAYE - GAY/LEZBIYEN ARKADASLIK SITESI
  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş  Arkadaşlarım
 
Sizden Gelenler
 GayGaye :Sappho's Girls :Sizden Gelenler  
Mesaj icon Konu: Ruha Dokunan Yazılar Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
<< Önceki Sayfa   3 Sonraki >>
    
Yazar Mesaj
kskleemerve
Çaylak
Çaylak


Kayıt Tarihi: 12 Kasım 2009
Konum: İzmir
Gönderilenler: 24
Paylaşım Gücü
10%
Seviye
5%

Alıntı kskleemerve Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 09 Mart 2010 Saat 20:32

Büyük büyük harflerle terk etmiştin ya beni,
ondan bu imla hataları...

İkna hatalarım da vardı biliyorsun, inandıramamıştım seni bir başkası olduğuma, üçüncü tekil bir fiildim yol alıyorum içimdeki sezgi ile…
Halatlarım da vardı, hayata sıkı sıkıya bağlı “bir bakış mesafesinde” değil bu sefer unut o mısrayı bir bakış nefesiyle kes.
Hatalarımda vardı, konuşmak ve yazmak üzerine hatalar, hatırla daha yeni, yaşamak ve susmak üstüne, küsmek ve kaçmak üstüne, daha yeni yeni alışıyorken, aşıyorken sesini.

<a href="http://facebooksayfam.tr.gg" target="_blank"><img src="http://i0910.hizliresim.com/2009/10/1/127.gif" border="0" alt="www.facebooksayfam.tr.gg Resme Tıkla Sayfana ekle"></a>
IP
kskleemerve
Çaylak
Çaylak


Kayıt Tarihi: 12 Kasım 2009
Konum: İzmir
Gönderilenler: 24
Paylaşım Gücü
10%
Seviye
5%

Alıntı kskleemerve Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 20 Mart 2010 Saat 13:31
Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
Yorgunum;
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
Düşmanlarım ulaşamazlar...
<a href="http://facebooksayfam.tr.gg" target="_blank"><img src="http://i0910.hizliresim.com/2009/10/1/127.gif" border="0" alt="www.facebooksayfam.tr.gg Resme Tıkla Sayfana ekle"></a>
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22 Mart 2010 Saat 09:12
Zamansızsın
Kim için gelirsen gel
Hangi vakit çalarsan çal kapıyı
Zamansızsın


Üzgünüm
Bütün gidenler için

 
(evrenin dünyası)
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
derya
Kadim Üye
Kadim Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 15 Nisan 2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 626
Paylaşım Gücü
58%
Seviye
75%

Alıntı derya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22 Mart 2010 Saat 16:49
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22 Mart 2010 Saat 17:18
bir anlam veremedim bu imgeye :D
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23 Mart 2010 Saat 13:38
I dont miss her, Imiss who I thought she was...
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
derya
Kadim Üye
Kadim Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 15 Nisan 2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 626
Paylaşım Gücü
58%
Seviye
75%

Alıntı derya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23 Mart 2010 Saat 23:26
Orjinalini yazan: killthatgirl

bir anlam veremedim bu imgeye :D



Kendi çapımda hoşuma gittiğini belirttim ;)
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24 Mart 2010 Saat 08:16
bende öyle tahmin ettim emin olmak istedim sadece :)
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24 Mart 2010 Saat 08:18
Ben seni yüreğin kadar seviyorum demiştim,
Yüreğim kadar seversem taşıyamazsın...
 
Yüreğin kadar sev dedi
 
Sevdim
 
Ağır geldi....
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24 Mart 2010 Saat 10:27
Aşk uçtu sevgilim, ben düştüm kanatlarından....
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26 Mart 2010 Saat 09:10
Aşkın çarmıhında havariliğim, saatleri geri al...
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26 Mart 2010 Saat 09:19
Yalnızlığımın namusuna göz dikti aşk... :)
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
limon
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 21 Aralık 2009
Gönderilenler: 201
Paylaşım Gücü
34%
Seviye
15%

Alıntı limon Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26 Mart 2010 Saat 13:09

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere öü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç !!!!      e&t


Ahmet Hamdi TANPINAR
''beni bir ben bilirim birde beni yaradan!! bana bir ben lazımım birde beni anlayan ''
IP
PccP
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13 Şubat 2010
Gönderilenler: 148
Paylaşım Gücü
28%
Seviye
15%

Alıntı PccP Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26 Mart 2010 Saat 22:28
Donuk bakışlarımın sebebi pencerelerimin ardında kalışın değil, soğuğu içimin en derin noktalarında hissetmem.
IP
derya
Kadim Üye
Kadim Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 15 Nisan 2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 626
Paylaşım Gücü
58%
Seviye
75%

Alıntı derya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26 Mart 2010 Saat 23:14
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç !!!!

süper...
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27 Mart 2010 Saat 00:59
biri gelir sorarsa
bana seni sorarsa
gitti der misin
gittiğimi söyler misin
gidiyorum ben sana
benimle gider misin


Özdemir Asaf
Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29 Mart 2010 Saat 01:18
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm 
Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)
 A.Telli
Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29 Mart 2010 Saat 10:33
A- Yalnızlığın Bismillahı kitap kapağı zifaf gecesi… Arkadaşlığın Aşkın Ailenin yerinde püfür püfür yeller esmesi…. Esmesi… Esmesi… Durmaksızın esmesi… Alışması yokluğa; hiçliği Alışkanlık edinmesi… Esmesi iş değil de üşütmesi ilk adım. İlk harf. Yalnızlığın elifi alfası A’sı. Kapısından geçtiğinin habercisi… Acı’ya dönüşmesi: Direği sızlayacak burnunun kış mevsimi sana talim ettirmiş olmalı bunu. Dudakların gergin: Yırtıldı yırtılacak. Sözler ağzında birikecek. Birikecek… Birikecek… Cık! Söylemeyeceksin… Bu bir çaresizlik halidir. İşte o vakit ağlamak isteyeceksin… Ancak Yalnız İnsan şunu bil ağlamak; küçük “a” ile yazılır… Seslidir malum “a”nın şöhreti bu… Gel gelelim o sesin yalnızca içinde yankılandığını ancak küçük “a” kullanarak anlatabilirsin…

B- İnsan doğası gereği ne kadar sosyal bir varlıksa yalnız insan da o kadar doğasını “Başkalaştırmıştır.” Başkalaşma halidir ikinci pencere kendin için görünmez bir kumaş Biçme! Nefesini gönderdiğin yerdir ikinci pencere: Boşluktur yani. Madem yalnızlığınla yaşamaya soyundun o halde Boşver demeyi de öğrenmen gerekir. İkinci bab sana hiçliğin çekirdeğini anlatır… Ruhundaki derin yarıkta ne vardır? İşte buradan içeri bakmadan önce “Boşver!” demeyi öğreneceksin… Çünkü bu soru yanıtı senden almadan sana yanıt vermez. Sen boş vermeden o da sana boşluğu vermez!

C- Üçüncüler bir nihayet gelir kimisine… Çekirgenin bir türlü yapamadığı sıçrayıştır diyalektiğin ununu elemeyi bitirip eleğini astığı katmandır. Yokluğu ve bitişi andırır maddenin üçüncü hali Allah’ın hakkı bile üçtür derler… Oysa Yalnız İnsan anımsa! Yalnızlar için Allah’ın bile unuttuğu derler… O yüzden üçüncü durakta sana durmak falan yok… Payına düşen bir öğüt bir harita daha… Eğer her boşluk dolduruluyorsa sen tetikte ol… Çünkü Yalnızların boşlukları -imsilerle dolar… Arkadaşımsı aşkımsı ailemsi… Ve onlar Cerahattir… Akıtması dolmasından uzun sürer.

Ç- Gelelim senin için anlamsızlardan anlamsız beğenmeye… Çaba anlamsızdır yalnızlığı söküp götürmeye… Ve çoğu zaman Çamura saplanan bir tekerlek gibi olduğun yerde döner de dönersin. Bu seni daha çok içine çekmekten fazlasına yaramaz. Dilediğin yalnız fakat vakur olmaksa al lügati eline ve bir hamlede karala o sözcüğü… Çaba vakarı için çamurdur Yalnız kişiye…



D- Senin için “olmayan” bir şey daha var söylemem gereken Dahil olmak yoktur sana… Sen Dışarısın dışarıdasın… Öyle ya bir gönle dahil olabilseydin bu öğütlerimi bir köşeye yazmakta olur muydun?

E- İyisi mi sen gel benim izimi sürmeye devam et Yalnız İnsan… Zira yolun uzun ve bitimsizlik olasılığı da hayli yüksek… Kaybolmak işten değil. Her yalnız zaten biraz da kaybolmuş değil midir? Belki… Ama her yalnız biraz da kendisini bulur kendisinde… Eğer belleğindeki “Ben” –ki hadi harf icabı Ego diyelim- yeterince eskimemiş ise. Hayır Yalnız insan Hayır! Yalnızlık her zaman hiçleştirmez… Tam da anladığın gibi.

F- Her yalnız bir Faul mağdurudur. Kollarını sıvar ve çıkar hayatın boktan arenasına… Karşısına gelecek olanı bekler. İlkeleri ile bekler onu öfkesi çabası niyetleri ile bekler. Ama beklediğini bulamaz. Sırtından yer ne yerse hatta kestaneyi çizdirir deyim yerindeyse. Faul Fakirliktir! İlkeden az hileden çok katılmış; var olmak için değil yok etmek için yapılmış hamledir. Belki de derdin yok etmek değil ama var olmak olduğu için yalnızsın bunu da unutmaman gerekir. Ne de olsa çoktur onlardan ve zengin olanların azınlık olduğu bir gerçektir. Sana da bu çeşit bir zenginlik düşmüşse azar azar çekip gitmek de kaidedendir.

G- Gülmek çoğuldur. Sözlüğünden at onu da. Aynanın karşısında kendi aksine gönderdiğin o memnun ifadenin adını gülmek sanıyorsan yanılırsın… O bir hesaplaşma. Biz de henüz “H” harfine gelmedik… “G” durağındayız bu garip yolun; ağırlık noktasında… Tekil olanlar düşecek payına bu harften Gitmek gitmek gitmek… Göğüs Germek eksilmeye attığın her adıma. Yalnızlığın hakkını vermek için gitmek gerek… Göğüs germek gerek evet! Gülmeyi de atacaksın sözlüğünden anlaştık. Bunların tamamına da Göt gerek… (Hiç dudak bükme öyle!)

Ğ- Yalnızlığın yumuşak olduğunu kim söyledi ki “G”si yumuşak olsun. Her gün hissedeceksin düşüp çakılmanın acısını… O yüzdendir Yalnız İnsan aynı şiddetle –asla yumuşakça ve nazikçe değil- doğrulmanın ve yeniden yürüyebilmenin memnuniyetini de hissedeceksin. Unutma senin lügatında hiçbir sözcüğün yumuşak bir başlangıcı yoktur!

H- İşte bu harf sana tanıman gerekeni fısıldayacak belki de çoktan tanıştığını. Hıyanet Hasis Haris Hınç… Tanı ve bırak. Ellerini sürme… Eğer o elleri bu katranlara bulamaya gücün vardı ise beni boşuna konuşturma. Bırak! okuma bunca yazdığımı dinleme söylediğimi. Ama bilirim ki gücün yok… O yüzden sadece tanı –ki gördüğün zaman en süratli adımlarınla kaçabilesin. Bilhassa hainlikten sakın kendini onun lekesi zamanın suyunda bile çıkmaz bilesin…

I - Issızlık senin arka bahçen bilinçaltın suskunluğun kıpırtısızlığın… Oysa her Yalnız İnsan ıssız değildir anımsa bunu… Uğruna kılıcını çektiğin birşeyler yok mu? Sen amaçsız değilsin Yalnız İnsan sen ıssız değilsin ama üzgünüm İnsansızsın…

İ- İğne ve İronidir senin neşen bundan böyle… Bilip de susamamaktan bir başınasın Yalnız İnsan. O halde zırhına sahip çık; İğne de İroni de demir leblebidir. Yutmasını da bileceksin yutturduğunca. İnanmak işte onu “i”lerin en büyüğü ile yaz. İnandığın şey senin çığlığındır. Onu kendin için haykırırsın ve yanıtlar ummazsın. Senin kalendir inancın. O düşerse sen de düşersin. Bugün bir insanboyu yalnızlık bedeli ile taçlandırdığın İnancın değil de nedir?

J- Serin bir ağrı oturur yüreğinde. Müzmin ve geçirilemez bir ağrı… Namludaki bir terk kurşunusun sen. Her an gitmek için bırakmak için bağlanmamak için hazır amade… İncecik sızıdır işini bitiremediğin. Sana bu iş yumuşak değildir dedim zaten. Jilet acısıdır o pıhtılaşana kadar işini bitiremezsin… İşini bitirsen izini geçiremezsin.

K- Kalabalıktır kamuflajın. Arkasında nefeslendiğin duvar… Yorgunsun yalnızlık kamçıdır geceye bilhassa. Yastığın yorganın üzerinde şaklar. Sahip olamadıklarındır “k” faktörü… Kimse olmak değil mesele kimsesiz olmak.

L- Lüksü olur mu bir yalnız insanın? Pekala olur… Bir selam mesela. Posta kutusuna düşen kartpostal. Pahasız. Ama geçici. Halel getirmez –siz’liğine -sız’lığına. –siz -sız olmamak Allah’a mahsus derler yalnızlığı da ona hasrederler… Tanrı değilsin Yalnız İnsan haşa! Onun yalnızlığı biricikliğinden gelir. Seninki kusurundan ve eksikliğinden… Ve senden ne çok var bir bilsen…

M- Kurtulman gerekenler var… Başta da Mazeretlerin… Onlar senin yalancı şahitlerin. Ama’lar Üstelik’ler Çünkü’ler… Senin hayatın dev bir Mahkeme yastığına kavuştuğun an karar anı… Bir uyku alabilmek için o yargıcın elinden yalancı şahitlere paye verme. Herkesten uzundur geceler sana bırak öyle kalsın. Hiç değilse yalanı koynuna almazsın.

N-
Yanıtlarından çok soruların var; şüphelerin sezgilerin… “n” durağı soru işaretidir yalnızlık dilinin. Neden yalnızsın? Nerede başladı bu kimsesizlik? Çatısı Nedir bu tek kişilik dünyanın? Nasıl oldu da başka türlü olamadın? Yoksa zaten sen sana verilenden hep başka mıydın?

O- Ve bazı duraklar da senden gizlenen yanıtlar sandığının anahtarıdır: “O” da bunlardan biri… Olmaktır senin gayretin ilk yanıtın bu… Olmak! Ya da Olmamak –ki aslında bu “ö” harfinin mevzuu çünkü ölmektir olmamak- oysa senin derdin yaşamakla! Tek kalemde tek başına ve tastamam… Bilerek üçüncü şahısların arasında olduğunu… “O” olduğunu bilerek. Uzaktakisin sen. Hakkında konuşulan ama yüzüne konuşulamayan şahıssın. Ama hakkında konuşulabildiğine göre –ki umurunda değil bu aslında- Olmuşsun ve Varsın!

Ö- Ve daha birçok şeysin sen başkasının defterinde… Ö harfini kaldırdığında adın “Öteki” iminin karşısında… En başında söyledim Yalnız İnsan bu sahip olmadıkların üzerine bir konuşma… Ne olduğun kadar ne olmadığın da mühim… Sahip olduklarını sahip olmadıkların anlatır bazen… Önem’dir sahip olmadığın Ölçemediklerini önemsemeyenlerin gözünde. Ve onlar senin kıymetlilerini ölçemezler senin önem birimlerini kendilerininkine çeviremezler. Onlar… Kalabalıklar. Bütün bu kıymetleri taşıyıp onlara sahip çıktığın için sana sadece “Özür Dilemeyi” biçerler… Özür dilersin Yalnız İnsan eğer yan yana durmak istersen onlarla Özür dilersin… Ben sana Özür dilemektense Öteki olmanı öneririm. Ellerinde ahlak mezuraları ile dolaşanlardan olmamak onlardan başka olmak öteki olmak…

P- Şimdi kağıdında öncesiz sözler… Her biri yüreğinde bir tohum… Bir mucize gibi çatlayan… Kimine “Piç”tir bunlar… Ama Yalnızlığın alfabesinde özgünlük olarak geçecek. Eski köye gelen her yeni adet Yalnız İnsanın belleğinde uyanandır. Evet ya Piçse piç! Hangi çocuğu piçtir diye iteklemişsin ki? İsa’ya bak… Mucizedir kimine göre ve kimine göre de alnına dikenli dallar yaraşır… Sen peygamber olmaya soyunmadın Yalnız İnsan. Yine de peşinden sürükleyebilirsin çoğunu… Ne dedim sana ben inancın çığlığındır. Sen umarsızca bırak onu. Duyan çıkar. Piç olsa da bir çocuğu kucaklayan çıkar. Sen Parantez’sin; her alışkanlığın yanında “bunu da bilmeniz gerek!” diye açılan… Sen parantezsin… Her parantez bir kucaktır duyurulmak istenen saklı sözlere açılan… Ve bazen bu yüzden okunmadan geçeceksin ama bazısı parantez içini okumayı sever…

R- Bu pencereden sen görmeyeceksin Yalnız İnsan. Bu pencere senin nasıl göründüğünü anlatacak. Senin Rengini. Birçok şeye sahip olmayabilirsin ama siyah değilsin ve hatta saydam da değilsin. Kim bilir belki ikisi de birbirine o kadar yakındır ki… Yok olmak bakımından aynı cepte duruyorlardır. Ama sen başkaldırının rengini taşırsın çoklukla… Kızılsın sen o yüzden. Hüznün çekirdeği senin atomun ve içinde parçalandığında mavi ışırsın… Mavisin sen o yüzden. Susmak sana sözden yakın durur. Bir dağ gölü gibi susarsın ve biriktirirsin. Yosunsun sen Yalnız insan Yeşilsin o yüzden. Senin adresin Araf: yokluğu tecrübe etmeye herkesten yakınken var oluş derdi güdersin. Senin rengin Mor yalnız insan… Bir karışımın alabileceği en derin ve aradaki renk… Sen mevsimlerden güzsün. Bir kış arifesi… Silkelenişisin hayatın. Temize çekilmeden önceki safhası… Sarı ve turuncusun sen. Her renkten birazsın ama onları yan yana tutmayı Reddersin. Bu da seni bukalemundan ayırır. Sen yanardöner olmayı reddedersin. Sen Reddedişin Rengini Resmetmeyi becerirsin Yalnız İnsan işte bu yüzden de yalnızsın.

S- Bu harften sana çok şey düşer. Pat diye. Ayaklarının dibine düşercesine düşer. Yalnızlığını itiraf eden herkes gibi Sadeleştirildiğin için… Dalında ömrünü bitiren bir meyve gibi düşer dalı sadeleştirmek için. Sızlanarak düşer hüzün senin memleketin ne de olsa anavatanın. Ve Sessizce düşer dedim sana yalnızlıkta mağrur olmak da vardır azıcık. Usulca eksildiğin hayatlar anlatır bu sessizliği. Ama öyle anlatmaz –çoğunun bildiği gibi- fısıldar: her sessiz harfin payında koca bir fısıltı vardır zaten.

T- Her yalnızlık eksilerek Tamamlanır. Ne kadar tastamam bir yalnızsan o kadar azalmışsındır. Ve çoğunluğun gürültücü bir yığın olduğunu gördüğünde azalmaktan korkmayacaksın. Teselli mazeretin kardeşidir. Kov onu sözlüğünden bütün kapıları yüzüne kapat… Bilirsin çatlaklar sıvandığında depremin yaralarını saklarlar ama yaranın var olduğu gerçeğini saklayamazlar… Hakikati yalanla sıvayamazsın. Ensende bir nefes için bu bedeli ödemeye değer mi Yalnız İnsan?

U- Pandoranın kutusundaki son kötülük “U” durağında bir yanılsamadır. Umut başarısızlıklarımızın hayaletidir. Ve biz ona inandıkça korkmak zorundayız. Kendi karanlığımızdaki asılsız tıkırtıların faili kabuğumuzun pamuktan çekici Umut… Çıplak kalıncaya kadar kendisine doğru yürüdüğümüz ve çoklukla en üryan halimizde bizi bir başımıza bırakandır. Ve sahiplenmemiz için daima güzel kostümler geçirir sırtına olmayan gözleriyle masum bakışlar gönderir. Biz onu sahiplendiğimizde o ellerimizi silkelemekle meşguldür üzerinden. Ve tükendiğinde bize en zalim oğlunu bırakır: Utanç! Yalnız insanın sırtında bu ikisini de taşıyacak yer yoktur. Zaten yükü hayli ağır ve paylaşılamazdır.

V-
Hükümsüz bağlaçlar durur bu harfin kutusunda. “ve” bunlardan en önemlisidir mesela. O bağlaç seni başka birine bağlamak ; o kişi ile yan yana tutmak için yararsızdır hatta sakattır bir bakıma. Öyle ya bağlamak için davrandığında senle diğerini ortaya garip beraberlikler çıkacak gör bak: Sen ve yalnızlığın sen ve karanlığın sen ve sen… Bir bastondur “ya” “ve”nin ellerinde. Ancak ayrışacaksın o bağlaç sayesinde Sen veya bir başkası… Bir tercih meselesi olacaksın. Tercih edilen başkası sen daima sonuçsuz bir mesele olacaksın.

Y- İşte isminin baş harfi Yalnız İnsan… Karakterinin kaderinin… Bu harfle çok sık karşılaşacaksın. Bir yol ayrımını andırır vücudu onun. Ama Yollar senin için hep aynı yere çıkar… Sen Yuvarlaksın Yalnız İnsan. Nereye gidersen git hep kendine dönmüşsün çünkü. Kaypak değildir bu biçim sana öyle gelmesin. Ancak bitimsizdir başlangıçsız olduğu gibi… Kanında bekleyen bir mikrop zamanını bekleyen bir assolisttir Yalnızlığın seni güçten düşürerek güçlendirir ve sana duyabileceğin en sessiz şarkıyı söyler. Bu harfi iyi belle… En çok da bunu kullanacaksın!

Z- Son durakta “Zaman” var. O “durak” sözcüğünü her telaffuz edişimizde bize akarak gülen fon müziği… İşte her şeyi değiştiren eskiten doğuran yenileyen ırmak! Bu fon müziğinde sana hitap eden yeri nakaratı Yalnız İnsan… : “Her mezar tek kişiliktir…” Ölmek bu kadar tekilse yaşamak neden çoğul olsun ki?

Bir de “X” var senin için… Bilinmezlerin katmerlendiğinde ve yanıtsız kaldığında soruların; büyük olasılıkla sana aradığını verebilecek bir kişi açmazlarını açacak bir kilit ve bu büyük yasaklı harften başka bir şey bulamayacaksın.
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
PccP
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13 Şubat 2010
Gönderilenler: 148
Paylaşım Gücü
28%
Seviye
15%

Alıntı PccP Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29 Mart 2010 Saat 23:04

00:00 Zamana dair ne varsa sıfırlıyorum, sıfırların arasına kattığım gülüşlere ve yüklediğim anlamlara bağlanma, Giderken sol arka koltuktan izleyeceğim, tam da cam kenarından, tekerlek üstü değil. Sevmek ya da sevdiğini zannetmek ikisini ayırt ettiğinde ben çoktan son çıkıştan girmiş olacağım. Hadi başrolün hakkını ver. Biliyorum beni çok seviyorsun.

IP
killthatgirl
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 25 Temmuz 2009
Konum: Bursa
Gönderilenler: 98
Paylaşım Gücü
22%
Seviye
5%

Alıntı killthatgirl Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 30 Mart 2010 Saat 07:45
kendimizi / bir başkasını melek veya şeytan diye tanımlamaktansa "insan" olduğumuzu...ola geldiğimizi unutmasak?

çok güçlü olduklarını söyleyen , ego'dan duvarların, surların arkasında yaşayan insanlar tanıdım. yüksek duvarlardan fil dişi kulelerden konuşuyorlar/ bakıyorlardı. tâ ki...AŞIK olana dek...
ve bir de reddedildiler ise...çılgına dönüyorlar , kendi kendilerini kemiriyorlardı resmen...

kaybederken her insan birbirine benziyordu hakikaten...

oysa o çok kocaman, çok derin, çok bir şeydi...

red edilmez...ama reddederdi...insanlar ...çevresindekiler hep "elde var bir"diler onun için. bir telefon ile gelip 30 dk içinde egosunu ve şehvetini tatmin edebilirlerdi...yalnız....

aşık olunca... nasıl olurda erişemezdi? nasıl olurda "hayır"ı duyabilirdi...

sersemler, sarsılır, tanımadığı bir kelime ile karşılaşmıştır... sözlüklerde arayıp bulup anlaması lazım...

ben'liklerimizi parçalasın diye âşk var...
ağlasam gizli gizli gözyaşlarım sana değilmiş gibi
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31 Mart 2010 Saat 00:05
surrealist ruhunun halinden,edasından bildiriyor:
Sibirya'nın kuzeyine sarkan bir buz kütlesinden kopan parçanın gölgesine Prag'taki parmaklarını nereye koyacağını bilemeyen bir aslan heykelinin üstüne düşen gökyüzünde rastlansa da parçacığın, simitçi çocuğun avcundaki kar imgesi olarak erimeye devam ettiği düşünülmektedir.
Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
PccP
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13 Şubat 2010
Gönderilenler: 148
Paylaşım Gücü
28%
Seviye
15%

Alıntı PccP Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31 Mart 2010 Saat 18:37

Korkular... Korkuyorsun, bağırabilirim ve yerimi öğrenirler korkusu, kapılarımı kırıp içeri girebilirler korkusu, girip en değerli yere otururlar korkusu, oturunca ben de onun oturmasını isterim korkusu, korktuklarımı söylerim korkusu ve ya hiç söylemezsem korkusu. Halâ korkuyor musun? Evet korkuyorsun.

IP
kskleemerve
Çaylak
Çaylak


Kayıt Tarihi: 12 Kasım 2009
Konum: İzmir
Gönderilenler: 24
Paylaşım Gücü
10%
Seviye
5%

Alıntı kskleemerve Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07 Nisan 2010 Saat 21:06
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08 Nisan 2010 Saat 16:45
Nef’iye, Tahir Efendi isiminde bir kadı kelp(köpek) demiş ve bunu Nef’i duymuş ve yukarıdaki hicvi yazmış, ailecek seviyoruz Nef'iyi:

Tahir efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Malikî benim mezhebim zira
İtikadımca kelp tahirdir.
Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08 Nisan 2010 Saat 16:48
*aşağıdaki
Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 20 Nisan 2010 Saat 00:01

zamanın bi yerinde herkesin ruhuna dokunabilir;

Biz yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik. Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin.

Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
Blackcat
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 19 Mayıs 2010
Konum: Edirne
Gönderilenler: 42
Paylaşım Gücü
14%
Seviye
5%

Alıntı Blackcat Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 19 Mayıs 2010 Saat 16:32

 
 
Anneler Oğullarını Affetmez

Annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
Annemin cenazesinde kılmadığım namaz kadar masum
Annemin mezartaşındaki imla hataları kadar sarhoş
Annemin vasiyetindeki,
'Oğlumu benim yanıma gömmeyin sakın' maddesi kadar sevecendin.

Bazı eski romanlar
'Yıl bin dokuz yüz bilmem kaç' diye başlardı,
ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına,
senin oyuncaklarını kırarak başladım.
Ben her sonbahara hep yaz'ı kırarak başladım.
Yazları kırarak sonbaharlara başlamak...
Bunlar benim sevişirken kaybettiğim savaşlardı!

Firari bir aşka saklanacak kalp bulmak
Anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı.
Belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin,
uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda
bir kalp bulmak
bir kalbe çevrilmeyeek bir teklif sunmak
okyanusları birleştiren hayali aradenizlerin sonundaydı!

Ah, nasıl unuturum,
Ah ben nasıl unuturum ki
annem lohusayken karnına bir gül koymuştu!
Gül bu
durur mu hiç yerinde
annemin karnına yepyeni bir rahim oymuştu!
Benim çıktığım rahim, cehennem
gülün oyduğu rahim, cennet!
Bütün bu mağaraların demir zemberek kapılarında
babamın spermlerinin yazdığı metinler
kutsal ihanet metinleri, kutsal cehalet yeminleri,
ölü kardeşlerim
doğmamış kardeşlerim
doğmamış melek kardeşlerim, peygamber kardeşlerim, cin kardeşlerim
hepsi,
ama hepsi, karanlığın serseriliğinde pervasızca donmuştu!
Annemin öldüğü gece kazıdım kafamı!
Kazıdım kafamı kafatasıma kadar! ,
Siyah bir tişört giydim, siyah bir pantolon
siyah çoraplar ve siyah botlar
simsiyah bir palto giydim! Simsiyah bir gece giydim yüzüme!
Sana geldim yas tutar gibi
Sana geldim yağmur altında, bütün atları yaralı bir posta arabası gibi
Annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
'Beni annemin yanına gömme sakın' dedim sana
'Beni hiç gömme, ben hep burda kalayım'
'Bu evde çürüyeyim seni ıhlamur kokan yatağında'
'bu evde dökülsün etlerim
yaz'ı kırarak sonbahara başlayan bir ağacın döktüğü yapraklar misali'
Annemin elini öper gibi öptüm yine seni dudaklarından
sonra alnıma götürdüm dudaklarını ince ince, kibarca
'Affet beni anne' dedim
'Affet, tüm bunlar bir ölünün hayatta kalma heyecanından! '
 

Küçük İskender

Dünüm yok, Yarınım Sır...
IP
surrealist
Tam Üye
Tam Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 22 Mart 2010
Konum: İzmir
Gönderilenler: 196
Paylaşım Gücü
32%
Seviye
15%

Alıntı surrealist Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25 Mayıs 2010 Saat 16:18

Benden de bir Küçük İskender şiiri:

beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
gölgemi bir vapurun saadetine vermişken,
zeki müren´den hicaz makamı şarkılar dinlediniz
ama dönüp arkama bakabilmeliyim kaç kişisiniz
nerden gelmişsiniz neler giymişsiniz
elimde bir demet letafet çiçeği de,

tavanı kırmızı, duvarları beyaz badanalı
bir odada bir arada bir ara olmalıyız, hatırladınız
bıçak sapı gibi gülümsememe de izin vermelisiniz
- babam bana küstü, döv onu babaanne
çıngıraklı yılanlar almıştın hani bana yaşgünümde -
gerdanımda genç kızların çılgın tortusu ve soğuk su,
oramda buramda buram buram ilkaşk kokusu,
işte ben trenleri biraz da bu yüzden severim
ne çok severim bilemezsiniz

beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
palyaço makyajı yapmış olayım, gülün önce
amuda da kalkayım, telde de yürüyeyim filan
size nadide karanfil kolleksiyonumu göstereyim
kayısı gülü çocuklarımı, arılarımı da,
tenezzüllerimi, biliyorum:
zeki müren´den hiç şarkı dinlemediniz
radyoda jean-sebastian bach çalıyor, bakınız
cam pervazındaki baykuşun
yok bir ayağı da

Susmanın su kenarındayız. Çok sevmek hiç sevmemenin içgüdüsel bir çılgınlığıdır.
IP
elianna
Usta
Usta
Simge

Kayıt Tarihi: 10 Ocak 2009
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 431
Paylaşım Gücü
50%
Seviye
50%

Alıntı elianna Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27 Mayıs 2010 Saat 13:32

Küçük İskender'den devam ediyorum:


arap yumurtalığında ari ırkı kıpraşmaları

...

Büyük memeleriyle korkuları emziren iki lezbiyendik.
Canlı yayında açıklayacaktık ihanet edenleri,kaypakları,kendini bir bok sananları.
Canlı yayından kastımız gögüs gögse mücadelede bıçağı rakibin kasıklarına saplamaktı.Bıçağın sapına Ortadoğu Altkültürü yazmaktı.
Akdeniz'de suya girsek,cesedimiz Nepal'de hayali bir denizde sahile vuracaktı.
Balıkçı çocuklar bizi birer uzay balığı sanacaklardı.

Biz mutlu bir çift lezbiyendik:Çünkü siyasi rüyalarımız vardı.
Biz mutlu bir çift lezbiyendik:Çünkü mitolojimizde kahramansız hikayelerimiz vardı.
Biz mutlu bir çift akreptik:Çünkü torbacımızın küçük orospuları vurduğu alüminyum bir su tabancası vardı.
Pusuya düşürülmüş,puşt zulası patlatmış,hakikatın ceremesiyle tartaklanmış,hüznü pahalı bir mücevher gibi kurdukları her cümlenin başına takan,portakal rengi gülümsemeleriyle akılları başlardan alan bir çift akrebiz işte!

Özlenmeyeniz.Beğenilmeyen.Alternatif hayatların defosu!
Kusurun biçimi,büyük aşklardaki uzun elektrik kesintileri,aldatılmanın şaşkınlığıyız.Lezbiyeniz.
Hovarda koyalım beslediğimiz yarasanın adını.
Kahvene kaç Paris alırsın?!
Figüran deme;figür sanatçısı daha iyi.
Sen uyurken kaç kişi orgazm oluyor dünyada,sayıyor musun?
Kaç çocuk ölü doğuyor?
Kaç çocuk öldürülüyor ve gözleri çıkartılıp göz çukurlarına meni dolduruluyor?
Tuvalet kitaplığı diye bir kavram sokmalı edebiyata.
Sansasyonel depresyon diye bir terim sokmalı yalnızlığa.
Lezbiyeniz.
Aramızdaki boşluğa karşılık gelen tek erkek,düşüncelerimize afyon tarlaları açan,kusurlu histerimiz.
Biz hala mutluluk da isteriz.
Bonkörlük de isteriz.
Derek Jarman dönsün de isteriz.
Kilitler açılsın,etrafımız böylece boşalsın da isteriz.
Lezbiyeniz.

Anne,bir daha seninle yatmayacağım.
Baba,artık kukumla oynama.
Abi,kalçalarım en güzel yabancılığa müteahhit olmakta.
Her taraftan ejderler giriyor vajinama bütün bütün iğrenç salgılarıyla.
Kahvene kaç Paris alırsın?!
Bugün camları savaş suçlularıyla temizleyelim.
Bugün alışveriş de yapalım bebeğim:Kan alalım eve biraz.
Eroin,kokain,in alalım eve biraz.Eve ''in'' olalım.

Söylemiş miydik?! Lezbiyeniz.




IP
amelie
Çaylak
Çaylak
Simge

Kayıt Tarihi: 02 Şubat 2009
Gönderilenler: 17
Paylaşım Gücü
8%
Seviye
5%

Alıntı amelie Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27 Mayıs 2010 Saat 19:23

bu da k.iskender'den bana,benden sana uçsun küçüğüm

küçük kız çocuklarına lolita diyorlar,ben sana loli;
çünkü sevişmeyi bir üçgenin içaçıları toplamak sanıyorsun hala...



IP
<< Önceki Sayfa   3 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma


 
Gaygaye.com